![]() |
KAPLICA SULARININ TEDAVİ ETKİLERİ Bu nedenle kaplıca suyunun içine girilince kaplıca suyu ile deri arasında bir elektrik akımı meydana gelir. Bu elektrik akımı kaplıca suyundaki yüksek enerjili bu maddeleri (miktarları çok az dahi olsa) deriden geçirerek vücudun içerisine girmesini sağlar. Kan dolaşımı ile kısa zamanda bütün vücuda yayılan bu maddeler, başta bütün salgı bezleri olmak üzere vejeratif sinir sistemini, bütün dokuları, bütün hücreleri etkiler ve bozulmuş olan organları sağlıklarına kavuşturur. Bu özelliklere kaplıca sularının biyolojik etkisi denilir. Dünyanın çok derinliklerinden gelen, atmosferi ilk kez gören, yer altında öteki sularla karışmayan, bu nedenle özellikleri bozulmayan bir kaplıca suyu vücudun beslenme ve büyümesini, yani metabolizmasını etkiler. Başta romatizma olmak üzere pek çok hastalıkta vücudun bozulmuş olan oksido-redüksiyon ve asit-baz dengesini düzenler. Kaplıcalar, hayatınızı alt üst eden ağrılardan kurtulmanızı sağlıyor. Kaplıca tedavilerinin ağrı kesicilerden bile daha etkili olduğunu vurgulayan uzmanlar, hiçbir sağlık sorunu olmayanların bile kaplıcalara giderek, bağışıklık sistemlerini güçlendirebileceklerini söylüyorlar. Kürün özel etkisi; fiziksel açıdan suyun fiziksel özelliği, sıcaklığı, hidrostatik basıncı, özgül ağırlığı, buna bağlı olarak kaldırma kuvveti ve iletkenliği ile oluşur. Suyun kimyasal özelliklerine bağlı olarak oluşan özel etkinin kaynakları, sudaki mineral ve gazların türü, yoğunluğu ve vücut tarafından emilme kapasitesidir. Ayrıca kaplıcanın bulunduğu yerin iklimi, yerel radyasyon özellikleri, havanın sıcaklığı ve nem oranı, basınç, rüzgar özellikleri, elektriksel iyon yoğunluğu kürün vücut üzerindeki özel etkilerinde değişiklikler yaratır. Ayrıca maden suyunun kaynağı dolayında bulunan bitki örtüsü ve hayvan toplulukları, suyun fiziksel ve kimyasal değişime uğramasına, neden olarak özel etkileri olumlu veya olumsuz yönlendirebilir. ŞİFALI SULARIN TEDAVİ ETKİLERİ Demirli sular : Kanda mevcut demir oranını düzenler ve zayıflığı giderir, romatizmal hastalıklara iyi gelir. Arsenikli sular : Bünyesel zayıflığı giderir, organizmayı güçlendirir. İyotlu sular : Solunum yolları rahatsızlıklarına iyi gelir, kalp-dolaşım rahatsızlıkları ve göz hastalıklarını iyileştirir. Kükürtlü sular : Romatizmal hastalıklara, deri hastalıklarına, kadın hastalıklarına, göz hastalıklarına, solunum yolu rahatsızlıklarına iyi gelir. Banyo ve içme kürleri şeklinde tatbik edilen ve halk arasında 'acı su' diye bilinen sülfatlı sular, vücutta depolanmış yağları yakarak fazla kilodan arındırır. Böbreğin faaliyetini hızlandırarak vücuttan su ve tuzun bol miktarda boşalmasını temin eder. Ayrıca karaciğeri tenbih ederek kandaki zararlı partikülleri temizler. Karaciğer ve safra kesesi, Siroz başlangıcında, karaciğer iltihabı (Hepatit) ve safra kesesi taşlarının tedavisinden sonra yeni taş oluşumunu önlemek için kaplıca kürleri tavsiye edilmektedir. Safra kesesi tembelliğinde, safra kesesi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan hazımsızlıkların tedavisinde maden suları çok iyi neticeler vermektedir. Karaciğer ve safra kesesi hastalıklarında sodalı ve sülfatlı sular kullanılması faydalı olur. Radonlu sular : (Gençlik suları) Tüm organizmayı uyarır, sinirsel ve bünyesel yorgunluğu giderir, romatizmal hastalıklara, kadın hastalıklarına, kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına iyi gelir ve hormonal dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olur. Radyumlu Sular : 10¯7 mg/lt üzerinde radyum ışınımı içeren sular. Tüm organizmayı uyarır, sinirsel ve bünyesel yorgunluğu giderir, romatizmal hastalıklara, kadın hastalıklarına, kalp ve kan dolaşımı rahatsızlıklarına iyi gelir ve hormonal dengesizliklerin giderilmesine yardımcı olur. Çamurlu sular ve çamurlar : Kadın hastalıklarına, romatizmal hastalıklara, deri hastalıklarına, sinir ve kas yorgunluklarına iyi gelir. KAPLICA SUYU ETKİLERİNİN OLUŞUMU : Suyun sıcaklığı, içerdiği kimyasal maddeler, kaynak bölgesinde bulunan mikroskobik organizmalar, havadaki nem oranı, havanın sıcaklığı, atmosfer basıncı, rüzgar gibi etmenlerle oluşan kaplıcanın tedavi edici etkisi iki ana mekanizma ile açıklanmaktadır : 1- Biyokimyasal-Spesifik Etki : Su içinde bulunan erimiş mineral ve gazların deri yoluyla emilmesi sonucu vücut metabolizmasında değişikliklere sebep olmaları. 2- Termal-Nonspesifik Etki : Suyun sıcaklığı ve çevre faktörlerinin etkisi ile kan dolaşımının artması, metabolizmanın hızlanması, sinir sisteminin ve hormonal sistemlerin uyarılması. KAPLICA SULARI İLE YAPILAN BANYONUN ETKİLERİ : A) Özel etkiler : B) Genel etkiler : Belli aralıklarla tekrarlanan uyaranlarla organizmanın kendi güçlerinin harekete geçirilmesi temeline dayanır. Burada hem çevresel klimatik değişikliklerin ve diğer tedavilerin hemde termomineralli kaplıca suyu ve çamurlarının fiziksel, kimyasal, termik etkilerinin rolü vardır. Kaplıca tedavisinden sonraki genel etkiler; hem uzun yıllara dayalı gözlem ve deneyimlerin hem de klinik çalışmaların ortaya koyduğu gibi 6 - 12 ay sürebilmektedir. KAPLICA SULARININ ETKİ NEDENLERİ : SUYUN FİZYOLOJİK ETKİLERİ Dolaşım sisteminde kalbe dönen kan miktarı ile akciğere dönen kan miktarı artar. Kalp daha güçlü kasılır. 33ºC-35ºC'de %30-35, 37ºC'de %80, 39ºC de %120'e kadar artar. İçine girilen suyun sıcaklığı arttıkça kalbin pompaladığı kan miktarında da artış olur. 33ºC-35ºC'de %50, 37ºC-39ºC de %70'e kadar yükselir. Sıcak suya ilk girişte kalp hızı artar. Nötral ısılarda 37ºC-39ºC de 10-35/dk kadar minimal değişiklik olur. Su sıcaklığı arttıkça ve suda kalış süresi uzadıkça TA düşer. Kalbe dönen kan miktarının artmasıyla otonom sinir sistemi devreye girer ve periferik vasküler direnci düşürerek kan basıncını regüle eder. Her kaplıcanın özelliğine göre bir faydalanma şekli vardır. Kiminin suyunu içerken kimi ile banyo yapılır. Bir diğerinin çamur veya buharından istifade edilir. Kaplıca suyunun içerdiği özelliklere göre çeşitli hastalıkların tedavisinde yararlanılabilmektedir : Solunum sistemi hastalıkları : Metabolizma hastalıkları Psikolojik
|
|